Dünya üzerindeki çevre kirliliği her geçen gün artmakta ve bu durum sağlığımız üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Bu toksinlerden biri de cıvadır. Cıva, sanayide yaygın bir şekilde kullanılan bir ağır metal olup, doğada birikme eğilimindedir. İnsan vücuduna çeşitli yollarla girebilen cıva, deniz ürünleri tüketimi, amalgam diş dolguları, aşılar ve hava kirliliği gibi kaynaklardan vücuda alınmaktadır.
Cıvanın insan sağlığı üzerindeki etkileri oldukça ciddidir. Sinir sistemini olumsuz etkileyen bu madde, vücutta birikmeye başladıkça yorgunluk, sinirlilik, kalp çarpıntısı ve konsantrasyon güçlüğü gibi rahatsızlıklara yol açar. Ancak çoğu zaman bu belirtilerin cıvadan kaynaklandığı düşünülmez. Özellikle çocuklar ve hamile kadınlar için cıva maruziyeti büyük risk taşımaktadır.
Deniz ürünleri, cıva açısından zengin gıdalar arasında yer alır. Bu nedenle balık seçiminde dikkatli olunması gerekir. Küçük boyutlu deniz balıkları tercih edilmelidir çünkü bu balıklar daha kısa ömürlü olduklarından cıva birikimi düşük seviyelerde kalır. Sardalya, hamsi ve uskumru gibi türler en az cıva içeren seçeneklerdir. Ayrıca somon ve dil balığı da az miktarda cıva içerir.
Bununla birlikte, büyük balık türleri olan kılıçbalığı ve ton balığı yüksek miktarda cıva barındırdığı için tüketiminde dikkatli olunmalıdır. Kabuklu deniz ürünleri de aynı şekilde tehlikeli olabilir; midye gibi ürünlerin tüketimini sınırlamak faydalıdır. Genel olarak serbest avlanan deniz balıklarının çiftlikte yetiştirilenlere tercih edilmesi önerilir.
Özellikle hamile kadınların dikkat etmesi gereken bir diğer nokta ise gebelik sırasında yüksek civa seviyelerinden kaçınmaktır. Araştırmalar, hamile kadınların önemli bir kısmının kanındaki civa seviyelerinin kabul edilebilir sınırları aştığını göstermektedir. Sık sık balık tüketen bireylerde ise vücutlarındaki cıva oranlarının nadiren balık yiyenlere göre 11 kat daha fazla olduğu tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, çevremizdeki ağır metallerden biri olan cıvanın sağlık üzerindeki etkileri göz ardı edilmemelidir. Toksik etkilerden korunmak adına su kaynaklarını filtrelemek ve beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmek önemlidir. Sağlıklı yaşam için bu tür önlemleri almak gerekmektedir.